HEMŞİRELER TÜKENİYOR ...!

Hastaneler, haftada 7 gün 24 saat hizmet veren, verilen hizmetlerin devam edebilmesi için vardiya veya nöbet sistemiyle çalışmanın zorunlu olduğu kurumlardır. Sağlık personeli normal çalışma saatleri ve günleri dışında çalışmak durumunda kalan, yaşamsal tehdidi bulunan görev ve sorumluluklara sahip, zamanla yarışan, farklı teknolojilerin kullanıldığı, yoğun stres ve baskı altında çalışan bir gruptur.

Sağlık meslek grubu içinde bulunan hemşireler, hem ağır çalışma koşulları (yoğun çalışma şartları, yetersiz dinlenme imkanları, mobbing, fiziksel ve ruhsal şiddete maruz kalmaları vb…), hem de işleri dışında farklı rol, sorumluluk yüklenmeleri sebebiyle tükenmişlik sendromunu ile karşı karşıya gelmektedir.

Ülkemizde sıklıkla karşımıza çıkan “hemşire sayısının yetersizliği”, “hemşirelerin işten ayrılması”, “bakım kalitesinin yetersizliği” sorunlarının, uygun olmayan fiziki koşullarda, uzun ve fazla süre çalışan, buna karşın sunduğu hizmetten ve sonucundan başarısızlık geri bildirimleri alan, takdir edilmeyen, yetersiz ücret ile çalıştırılan hemşirelerin sorunları iyileştirilmedikçe ne bu sorunlar çözülebilir ne de bu sorunlarla başa çıkmaya çalışan hemşirelerin tükenmişliğine çare bulunabilinir.

Yapılan araştırmalarda; 100 bin kişiye düşen hemşire sayısı Avrupa Birliği ülkelerinde 562, üst gelir grubu ülkelerde 709 olurken, bu sayı Türkiye’de 237’e kadar düşüyor. Verilere göre, Türkiye’nin Avrupa ülkelerini yakalayabilmesi için 250 bin yeni hemşire istihdam etmesi gerekiyor. Üst gelir grubu ülkeleri yakalayabilmek için ise 360 bin yeni hemşireye ihtiyaç var. Ayrıca hemşireler sekreterlik, kırtasiye, evrak işleri, fotokopi, makine bakımı, temizlik gibi meslek dışı işler yüklenmektedir. Görev ve sorumluluk yüklemelerine karşın,  hemşirelerin yetkileri tam olarak belli değildir. Ülkemizde bu kadar hemşire açığı olmasına rağmen sağlık sistemi aksamadan devam ediyor. Bunu sağlayanda dinlenmeden, uykusuz kalarak canla başla görev başında bulunan, kimi zaman kendisini ve ailesini unutarak çalışan değerli hemşirelerdir.

Hemşireler  iş yükü fazlalığı, düşük ücret, duygusal destek verme zorunluluğu, otonomi azlığı, rol belirsizliği ve ödüllendirme olanaklarının kısıtlı olması, mesleğin imajı ve özgüven eksikliği gibi faktörlerle iş ortamında baskı altında kalmakta ve stres yaşamaktadırlar.

Sağlık sistemi içinde hasta memnuniyeti ne kadar önemliyse, çalışan memnuniyeti de o denli önemlidir. Buna rağmen sağlık çalışanlarının yaşadığı sıkıntılar göz ardı edilmektedir. Duygusal tükenmenin tutsağı olmuş hemşirelerin özlük hakları gözden geçirilerek derhal düzeltilmelidir. Defalarca dile getirdiğimiz gibi ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması, yıpranma payı, enflasyonun altında kalan memur maaş artışları,  yetersiz çalışan güvenliği, toplu taşımadan ücretsiz yararlanma, şiddet ve kreş sorunlarını çözmeden hemşirelerin yüzünü güldüremeyiz ve yaşadıkları bu tükenmişliğe çare olamayız.

Eksen Sağlık Bir Sen olarak;  sağlık ekibi içerisinde hasta bireyin ve ailesinin her türlü probleminde ilk başvurdukları kişi olan hemşirelerin ideal özlük haklarını elde edebilmesi için çalışacağımızı belirtiyoruz.

 

EKSEN Sağlık Bir Sen

Genel Başkan

Arif YAŞAR

 Okunma Sayısı : 1683         27 Ocak 2015

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 459322

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.