Koltuk İçin Her Şey Mubah Mı?

Türkiye’de son dönemlerde sağlık çalışanlarının  tamamına yakın bir kesimi, sağlık sisteminde  yaşanan olumsuzlukları eleştirme noktasında önemli adımlar atmaya başlamıştır. 

Tabi ki ulusal bazda bir sistemin eksi ve artısıyla tartışılıyor olmasının, kamuda verimliliğin artması yönünde olumlu bir etkisi olacağı kesindir. 

Ancak geldiğimiz noktada en üst ile en astın arasında kurulmaya çalışılan köprüler maalesef zarara uğratılmaktadır. 

Peki bunu kim neden yapsın? Herkes çok iyi biliyor ki bir bakanlığın başarısı çalışanların memnuniyeti ile doğru orantılıdır. Buna kim neden müdahale etsin ki ? 

Bu sorunun cevabı oldukça basit. 

Siz kamuda daha verimli ve üretken bir sistem oluşturmak isterken bu sistemin merdivenlerini liyakatı görmezden gelerek ve adaleti yok sayarak inşa ettiniz. Bunun tabi sonucu olarak en astınızla aranızda bulunan idari kademeleri koltuk ve makam korkusu sardı. 

Peki neden? 

Bir idareci bulunduğu mevkiiyi pekala orijinal fikirler üreterek verimliliği artırmak adına ciddi pratik çözümler ortaya koyarak gerçekleştirebilir. 

Şimdi size soruyorum ! 

Bu idareciler nerede? Var da biz mi görmüyoruz? Bir çok hastanede mail atmayı dahi bilmeyen idari kadrolar var. Evet orada bir koltuk ve koltukta oturan bir silüet mevcut ama yetersiz. Peki bu yetersizliğini nasıl kapatacak. 

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok çok eski devirlerde insanlar emekleyerek gezinirken, tabi gene toplu halde yaşamaktadırlar. Guruplar halinde ava gider meyve toplar  ve bunu yaparken 3-5 telef olurlarmış. Günlerden bir gün avlanırken birinin eline bir kıymık batmış. Adamcağız can havliyle kükremiş ve ayağa kalkmış. Oda nesi adam ayakta ve bir iki sendelese de yürümekte. Bunu gören grup üyeleri onu başlarına taç yapmış avın meyvenin en güzeli tabi ki onun hakkıymış. Zamanla bu öyle bir hal almış ki ağamıza en güzeli, emekleyenlere çeri çöpü kalmış. Yani düşünmüşler oda aynı biz farkı ne bizde denesek ayağa kalksak. Ağamız uyanık almış eline sopayı vurmuş kalkmaya çalışanın tepesinin orta yerine. Gençler dinler mi çalının çırpının tenhanın ortasında arkasında ayağa kalkma antrenmanları başlamış hem de Tüm zulüm ve baskılara rağmen. 

Hikayemize bir anlam yükleyemeyenler için dönelim konumuza, ayakta kalmak ve farklı olmak ayrıca koltuğu sağlam tutmak için kabul edilmez etik dışı davranışlara baş vurulmaktadır. 

Mesela döner sermaye bir korku unsuru olarak kullanılmakta, yönetemiyorum demek yerine olumsuz puan alırsam sizde etkilenirsiniz gibi bir aba ve altında sopa, düzenlediğiniz çalışan memnuniyeti anketleri ve benzeri saha çalışmalarına müdahale edip olumlu olacak o kadar diye sabote ederek, olumsuz sonuç bildirimlerinin önüne geçerek, eleştirenlere mobbing uygulayarak ve daha nice yöntemler. 

Ama bu onlarında kabahati değil. Koltuk tatlı, bu inkar edilmez. Ne yapacaklar yönettikleri alana hakim olacak yeterlilikte değiller. Ama kaybetmekte istemiyorlar. 

Başka ne yapacaklar ? 

İş barışını bozmasınlar da ne yaparlarsa yapsınlar. 

Oysa bir sınav sistemi olsaydı. İdari kadrolara gelen arkadaşlarımız bu sınavlardan geçerek bu koltuklara otursalardı. Liyakati görmezden gelmeseydiniz. Bu bizden, şu sizden, öteki bunlardan demeseydiniz. Beklide özlemini duyduğunuz tam memnuniyetli sistemi oluştururdunuz. 

Unutmayınız zararın neresinden dönülse kardır.

 

Arif YAŞAR

Eksen Sağlık Bir Sen

Genel Başkan

 

 

 Okunma Sayısı : 1682         30 Eylül 2014

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 923406

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.